18 Ocak 2016 Pazartesi

String Art - İplik Sanatı

Dün ilk 'string art' yani 'iplik sanatı' denememi yaptım:) Neymiş bu derseniz? çivi ve iplerle yapılan panolar, tablolar diyebilirim. Yapması kolay bir çalışma gibi görünse de, pek öyle değilmiş. Kullanılan malzemeler az ve yaparken etraf batmıyor, temiz iş aslında:)) Ama biraz gürültülü:))))

Bu işi çok güzel yapanlar var, mesela instagramda severek takip ettiğim Arzu gibi https://www.instagram.com/mintiwall/ :)) Şu küçücük şeyi yaparken, Arzu'nun yaptıklarına bir kez daha hayran kaldım:))  

Malzemeler evde varsa, aklıma da bir anda düştüyse duramam illa ben de yapacağım:))) Şimdilik elimdekilerle bir kalp yaptım:))) 


Nasıl yaptığımı kısaca anlatmaya çalıştım. Şöyle bi bakalım neler gerekiyor; çiviler ve çekiç olmazsa olmaz,


Bir küçük kütük parçası,



Kırmızısından ip,


Bir de şablon niyetine kullanmak üzere kalpten bir kalıp olursa güzel olur:) 


Malzemeler hazırsa başlayabiliriz:)


Kütüğün üzerine kalp şeklindeki kalıp yardımıyla çivilerin çakılacakları yerleri işaretledim. Başladım çivileri tek tek çakmaya.


İşte işin en zor kısmı burasıymış. Çivileri çaktım çakmasına ama aynı uzunlukta ve dik olarak çakması zormuş. Yani ben pek beceremedim, ustalık gerektiriyor ve sabır bir de :) Bu işi yapanları bir daha takdir ettim, zor zanaat velhasıl.


Çivi çakma işi bittikten sonra, sıra işin en zevkli kısmına geldi:)) ipleri çivilerden geçirmek. Bunun bir sistemi var mı bilmiyorum, ben çaprazdan başladım, sonra gelişi güzel geçirdim çivilerin arasından:)


Göz kararı, tamam olduğuna karar verdikten sonra ip dolama işini sonlandırdım:)




Evettt elimde nur topu gibi bir string art kalbim var artık:))) Üstüne bir de asma aparatı ve kurdele taktım:)) Şimdi aklımda bir de yıldız yapmak var, bakalım uygun bir tahta bulursam bir ara onu da yapacağım:))) Bu kadarı da yeter bana, işi ustalaruna bırakmak lazım:)) 





14 Ocak 2016 Perşembe

İyi günler

Postun başlığı yastıktan geliyor 'HAVE A NICE DAY'' zira başlık ne koysam bilemedim:) Zaten blog yazmak başlı başına bir mesai gerektiriyor, hele bi de biraz gaza gelmek için yazılıyorsa, işte o zaman başlık da, yazılacaklar da zorluyor haliyle.

Ama ben ne yaptım, koydum kahvemi, kurabiyelerimi sehpaya, aldım elime fotoğraf makinasını 1-2 poz çekiverdim. Aktardım bilgisayara, soğumuş kahvemi içerken başladım yazmaya, plansızca:)





Son günlerde bir şeyler yapmak istiyorum, ama ne yapacağıma karar veremeden koca bir gün hoop bitiveriyor. Halbuki eskiden öyle miydi, en kısıtlı zamanlarda bile bir şeyler yapar, fotoğrafını çeker, yazardım hemen iki satır.


Herhalde kışın rehavetinden olsa gerek diye düşünüyorum. Bir halsizlik, bir üşengeçlik, bir sıkkınlık, bir bıkkınlık. Bu durumların faturasını kışa da çıkarmamak gerek aslında, daha derin mevzular var, ama o konulara girmek istemiyorum:( Memleket meseleleri haliyle çok can sıkıyor.



Maksat keyif almak değil mi? küçük şeylerden mutlu olmak değil mi? bu kadar basit olmalı işte hayat. Koyduğun iki yastıktan, bir fincan kahveden, 3-5 kurabiyeden zevk almalı mesela.








Haa bi de şu ışıklı toplardan:))) https://www.instagram.com/funnylights/





Evet öyle, böyle derken bir postunda sonuna gelmiş bulunuyoruz:) Giriş-gelişme-sonuç olmadan yazılmış bir post oldu yine. 

Hadi o zaman 'İYİ GÜNLER' hepimize :)))



4 Ocak 2016 Pazartesi

Bir Yılbaşı da Böyle Geçti İşte

Bir geleneği bozmak istemedim, yılın ilk postu yılbaşına ait bir post olsun istedim:))

Bu sene yeni yılı Oki'nin okuldan arkadaşları ve onların aileleriyle karşıladık:) Dört yıldır kanka olan dörtlü sayesinde biz ailelerde beraberken çok güzel vakit geçiyoruz:) Her zaman dileğimdir, Okan tek çocuk olduğundan karşısına hep iyi insanlar çıksın, iyi ve sağlam arkadaşlıkları, dostlukları olsun diye. Sanırım bu dileğim karşılığını buluyor. Bir birini koruyup kollayan, kavga etmeden oyunlar kuran ve birlikteyken çok eğlenen bir arkadaş grubu var Okan'ın:)) ama tabii birlikte olmak için her fırsatı değerlendiren aileleri de unutmamak lazım:))

Biz de bu sayede sıcak şömine ateşinde, zengin bir sofrada, koyu bir sohbetle yeni yıla hep birlikte girdik:)))














Umarım 2016 her şeyi ile, getireceği güzelliklerle hepimize unutulmaz bir yıl olur:))



31 Aralık 2015 Perşembe

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.

Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.

Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.

Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.

Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.

Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Aralık 2015 Çarşamba

Pınar Profesyonel ile Chef Akademi'de Bronz Hindi

Dün akşam Chef Akademi'de Uçan Hindi ile lezzetli şeyler yaptık, diye başlayıp günlerdir, hatta haftalardır oturup iki satır yazı yazamadım yaa, yazıklar olsun bana:((( Ama çok yoğundum, önce 12-13 Aralık Neva Palas Pazarı için melekler, yılbaşı ağaçları, süsler hazırladım, sonrasında yılbaşı nedeni ile sıradaki siparişleri bitirdim. Şimdi sakinledim ve oturup hemen konuya giriyorum:)

Bronz Hindi, organik tarım pazarı için Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde üretilen bir hindi cinsi. Siyah ve beyaz hindi birleşmesinden dolayı bronz renkte olan bu hindiler, diğer hindilere göre daha yavaş kilo alıyor. Etinin olgun ve yumuşak olması sayesinde oldukça lezzetli ve pişme süresi diğer hindilere göre daha hızlı.




Türkiye'de İzmir ve Manisa'da doğal ortam, bitkisel yemler ve rahat dolaşım alanlarında yetiştirilen Bronz Hindiler, Pınar Et tesislerinde işlenerek, yüksek kalite hindi eti olarak biz tüketicilere sunuluyor.

Biz de bir grup blogger, Chef akedeminin daveti ile, bu güzel hindiden alternatif lezzetler hazırladık.




Önce şefimiz Ali Açıkgül'den Bronz Hindi ve neler hazırlayacağımıza dair bilgiler aldık.








Sonra sıvadık kolları, hindimizi el birliği ile didmeye başladık:))





Düşük yağ oranı, yüksek protein seviyesi, içerdiği magnezyum, çinko ve fosfor gibi minerallerle, selenyum ve demir deposu olan bu hindi ile hazırladığımız lezzetli tabakları silip süpürdük tabii:))



Yeni yıl akşamı belki sofranızda bu hindiye yer verir, sağlıklı ve lezzetli bir menü hazırlayabilirsiniz:))



Biz o akşam, Chef Akedemi'de olmaktan ve Pınar Profesyonel Bronz Hindi'yi tatmaktan çok mutlu olduk. Ve organize eden Sevgili Ayşegül'e https://www.instagram.com/ankaraetkinlik/ ve  sevgili Zeynep'e https://www.instagram.com/lariendijital/ fotoğrafları için çok teşekkürler:)))






18 Kasım 2015 Çarşamba

Kahve Tadımı ve Eğitimi

Kraz Cafe | Ankara Buram Buram Kahve Kokacak… dedi ve evet bizzat şahit oldum. 

Kraz Cafe dün mis gibi kahve kokusu ile 'Kahve tadımı ve eğitimi' için bir grup bloggera kapılarını açtı.


Kahve deyip geçmemek gerek. Çoğumuzun içtiği (ki benim de sıkça tükettiğim) granül kahveler kahve değilmiş meğer:))) 3. dalga terimiyle hayatımıza giren demleme kahveler, çekirdeklerin üretildiği çiftlikten, toplanmasına, işlenmesine, kavrulmasına ve hatta demlenmesine kadar farklı bir kültürmüş aslında:)



İşte biz de dün bunları öğrendik:)) http://www.petracoffee.com/ sayesinde çeşitli aromalara sahip kahvelerin nasıl üretildiği, kahve çekirdeklerinin nasıl toplandığı, kurutulduğu, kavrulduğu (ki önemli bir husus), ve nasıl demlendiği hakkında bilgi sahibi olduk. Üste üslük 5-6 farklı kahvenin tadımını da yaptık.



Önce öğütülen farklı kahve çekirdeklerini kokladık.




90-96 derece kaynamış su ile 10 dakika demlenmesini bekledik:)







Demlenen kahvelerin üzerinde oluşan 'köpüğü kırarak' (böyle tabir ediliyor) içindeki aromaları keşfettik:))






Öğrendim ki kahve hazırlamak ayrı bir ritüel. Daha fazla bilgi almak ve evde demleme kahve yapmak için buraya http://www.petracoffee.com/ bakabilir, hiç olmadı kahveleri tatmak için buraya http://www.krazcafe.com/ gidebilirsiniz:))   







12 Kasım 2015 Perşembe

Küçük Prens:)

Olmuyor biliyorum çok ara veriyorum, yazacağım diyorum yazamıyorum:(( Bilgisayarın başına oturamıyorum. Ama sebeplerim var; boyuyorum devamlı meleklerimi boyuyorum:))) Tasarım pazarlarına katılıyorum, aldığım siparişleri yetiştirmeye çalışıyorum:))) 

Her etkinlik için yeni bir şeyler yapmaya çalışıyorum, Küçük Prensler de geçen ay katıldığım 'Neva Palas Tasarım Pazarı' için yapılmışlardı. Bir çok fanı olan Küçük Prenslere kendi yorumumu kattım ben de:)))





Yine hem ayakta durabilen hem de duvara asılabilecek şekilde çalıştım:)) Çok da ilgi gördü, tabii ben de mutluluktan dört köşe:)))






Başka, bu arada dokuz gün süren bir eğitime katıldım. Hayallerime, gelecek planlarıma inancım ve heyecanım arttı. Umarım bu heyecan ve isteğim artarak devam eder ve günün birin de buradan gerçekleştiği haberini de veririm:))

Şimdilik ben den bu kadar:)) Öptüm hepiciğinizi:)))

Başka neler var neler:))

Related Posts with Thumbnails