19 Aralık 2014 Cuma

Kalpli pano

Bundan sonra umarım daha çok post yazar olacağım, malum artık evdeyim:)) Daha çok proje, daha çok DIY demek benim için. İstediğim zaman fotoğraflayıp, istediğim zaman da yayınlayabileceğim:)) Güzelliğe bak:))))

O zaman bir DIYle başlayalım:) 

Eski kesme tahtası artık kullanılmıyordu, ama tabii atılmayıp bir köşede saklanıyordu. Sonunda fikir geldi ve hemen beyaza boyandı.


Tek kat boyamak yetti, kenarları da zımpara ile eskitildikten sonra, bi de üzerine çizgiler kazındı. Tamam işte bu kadar:))

Beni az çok tanıdınız; kalp severim, yıldız severim. Gördüğüm yerde hiç affetmem alırım hemen:) Bi de melek severim:) (hem de çok), haa bi de yılın bu zamanlarında yılbaşı ağacı:))) 

Bu DIY de, evde elimi her attığım yerden çıkan kalpleri asmak için yapıldı:))


Sonuç; ben çok sevdim:)



Hele geceleri ışıklarını açınca, huzur ve mutluluk veriyor bana:))






Haa bir de yıldızlı yaptım, küçük boy. O da bir başka postun konusu olur:)))

Mutlu cumalar herkese, güzel bir hafta sonu olsun :)))

15 Aralık 2014 Pazartesi

Yeni Bir HAYAT

Evettt yeni hayatın ilk günlerini yaşıyorum:)

Aralık ayı itibariyle artık işsiz biriyim. 18 yıllık çalışma hayatım son buldu. Son 14,5 yılımı geçirdiğim 'eğitim yazılımı' sektöründe diğer 24 arkadaşım gibi benim de işime son verildi:(


Ama mutluyum... 
Çünkü; artık çok yorulmuştum. 
Mutluyum... Çünkü; sabah 9, akşam 18 çalışmayacağım ve sabah akşam o deli trafiği çekmeyeceğim. 
Mutluyum... Çünkü; hayatımda 'ÇP, BT, RW, DR, FS, STK, QA, DEADLINE, VSS, check out, check in, yıllık izin formu, serbest zaman izin formu, masraf bildirim formu, source, SWF, MOV, AVI, MP4, Webm, publish, PNG, SWG, süreç, standart, SB vs. gibi kısaltmalar, terimler olmayacak. 
Mutluyum... Çünkü; her sabah hazırlanıp, yaklaşık 25 km. (trafikte sinir stres içinde) gidip, yüz okutup, sıcak bir 'GÜNAYDIN' yerine, mekanik bir 'ONAYLANDI' sesi duyup, kart basıp, yerime oturup bilgisayarımı açmayacağım. 
Mutluyum... Çünkü; her cümlenin arasına katılan ingilizce kelimeleri artık duymayacağım. 
Mutluyum... Çünkü; iki yaşından beri 18:30lara kadar etüt de kalan oğlumu okuldan vaktinde alacağım ve onunla daha çok zaman geçireceğim:))) 
Mutluyum... Çünkü; kendime,evime ve aileme ayıracak vaktim ve enerjim olacak. 
Mutluyum... Çünkü; evimde uzun zamandır özlemini çektiğim vakitler geçireceğim.
.
.
.

Mutsuzum...??? Çünkü...??? aaa bulamadım...

hıımm, sadece sevdiğim arkadaşlarımı eskisi kadar sık göremeyeceğim olabilir o kadar. 


Şimdi, önce biraz dinlenmeli ve kafayı toplamalıyım. Kolay değil 18 yıllık bir alışkanlık var. Sabah uyanıp, hazırlanıp, işe gitmek, tüm gün çalışıp yorulduktan sonra eve dönmek, hafta sonlarını, bayram tatillerini iple çekmek, 15 günlük yaz tatilinin ilk gününden geriye saymak yok 
artık ... Şimdi daha sakin,dingin ve huzurlu bir hayat beni bekliyor. 


Biliyorum ki bu benim için bir işaret. Yapmak isteyip de yapamadığım, cesaret edemediğim şeyler için önüme açılan bir fırsat, bir yol. Artık hayalleri gerçekleştirmek için planlama zamanı. 



Bu yazıyı yazıp yayınlayana kadar neredeyse iki hafta geçti bile. Yeni hayattan çok memnunum:)) sabah her zamanki gibi erken kalkıp Oki'nin kahvaltısını hazırlıyorum. Vakti gelince evden çıkıyoruz, Onu okula bıraktıktan sonra parka gidip yürüyüş yapıyorum (hep hayalini kurduğum bir şeydi mesela:)). Eve geliyorum, işyerindeyken geçmek bilmeyen saatler evdeyken çabucak geç
iveriyor. Saat 15:45, çıkıp Okan'ı okuldan alıyorum. Evimize geliyoruz. Her gün istediğim saatte istediğim şeyi yapabilmek büyük mutluluk benim için:)) Düşünsenize; artık rahatsızken veya oğlumun ara tatillerinde falan kimseden izin almama gerek yok:)) İnsanın istediği saatte duşunu alması bile ne büyük özgürlükmüş meğer:)))

Artık kışı bile seviyorum:) Kar çılgınlar gibi yağabilir, yollar kapanabilir, okullar tatil olabilir. O bile çileden çok keyif olacak benim için:))



18 Kasım 2014 Salı

Porselen Kalemi Çalışmaları

Her şey eskiz defterime bir şeyler çizmekle başladı. Ara ara alırım bu defteri elime. Aklıma gelenleri çiziktiririm. Uzun zaman oldu çizmeyeli, elim durmuş:( Ama çizmeye başladıkça, bırakamadım, çizdikçe çizdim. Bir nevi 'mandala' çizmek gibi, beni çok rahatlattı. Hele de evde banyo tadilatı varken:)







Sevgili Semi'nin http://www.mutlueller.com/2014/01/seytann-bacagn-krdk.html burada yazdığından beri aklımdaydı, şu porselen kalemlerini denemek. Kalem ve objeler hazır bekliyordu zaten ne zamandır beni:))


Deftere çizdiklerimi çay tabaklarının üzerine çizeyim dedim. Bire bir aynıları olmadı, doğaçlama çiziverdim tabakları:))








Sonra, iki kupa ve iki tabak üzerinde devam etti çalışmalarım.






Son olarak hazır yılbaşı yaklaşırken, 3 çay tabağı da renkleniverdi:))) 










Önceden 160 derece ısıtılmış fırında, 40-45 dakika fırınladım. Böylece boyalar kalıcı oldu. Bulaşık makinasında yıkansa bile çıkmıyor diyolaa:)))

28 Ekim 2014 Salı

Elmalı Kurabiye

Geçenlerde elmalı kurabiye çekti canım. Açtım Google amcayı, sordum "Elmalı kurabiye nasıl yapılır?" diye. Karşıma bir sürü tarif çıkardı. Evdeki malzemelere göre seçtim birini, yaptım hemen. Pek bi güzel oldu:)



Malzemeler;
1/2 margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 çay bardağı pudra şekeri
1 paket vanilya 
2 paket kabartma tozu
1 yumurta
Aldığı kadar un:)


Tüm malzemeler bir kabın içinde hamur haline getirilir.


İç malzemesi için;
4 tane elma 
1 çay bardağı şeker
1 çay bardağı ceviz
1 çay kaşığı tarçın
Elmalar rendelenir, şekerle birlikte suyu çekene kadar pişirilir. Sonra ceviz ve tarçın ilave edilir.

Hazırlanan kurabiyeler 150 derece fırında, üzeri kızarana kadar pişirilir:) Pişen kurabiyelerin üstüne pudra şekeri serpilir ve servis edilir:))





9 Ekim 2014 Perşembe

Bakır Etkisi

Bakır bu sene de moda. Hemen hemen tüm ev aksesuarlarında karşımıza çıkıyor. Ya da algıda seçicilik ben hemen fark ediyorum. Çok hoşuma gidiyor. Altın gibi gümüş gibi değil daha sıcak ve parlak:)

Ben de 1-2 deneme yaptım bu güzel renk ile. Önce beyaza boyadığım teneke kutular üzerinde denedim. Vazgeçilmez puantiye, kalp ve yıldız boyadım. 





Sonra cam üzerinde bakır varak denedim. Biraz daha sabır gösterip, dikkatli yapsaydım daha güzel olabilirdi. Ama böyle de doğal bir görüntüsü oldu bence:)




Bir de yine cam da, bu sefer içine bakır rengi boyayı akıtarak bir deneme yaptım. Şimdilik bunlarda hoşuma gidiyor:) 



İçinde mum yakınca da değişik bir hava katıyor ortama:) Hoşuma gidiyor.


Bakır etkisinden çıkana kadar çalışmalarım devam edecek:)) 

29 Eylül 2014 Pazartesi

Hobi köşem:)

Kendimi bildim bileli hep bir şeylerle uğraşmayı sevmişimdir. Maymun iştahlıyımdır. Her şeyi yapmak isterim. Yapamadığım zaman sinir basar, yapana kadar uğraşır, becerebilirsem devam eder, sıkılırsam bir daha elime almam.

Ortaokul yıllarında gitar çalmaya heveslenmiştim mesela. Kursa bile gittim, ama yok sarmadı, kulak yok bende ona karar verdim, bıraktım. Bir daha elime almadım. Kulak yok sanıyordum ama ucundan azcık işe yarar bir kulak varmış ki 3 sene (ortaokul 1-2 ve lise 1) okulun halk oyunları ekibinde bir çok yörenin oyununu oynadım.

Ama asıl zevk aldığım çizmekti. Derslerde hep bir şeyler çizerdim. Matematikle, fizikle, kimyayla hiç aram yoktu. İyi ki de yokmuş, azmettim, çalıştım ve üniversitede istediğim okulun, istediğim fakültesine, hem de en çok istediğim bölümüne girdim. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümünü bitirdim. Üniversite hayatım boyunca da seçmeli dersler de hep farklı bölümlerden dersler aldım. Çünkü her şeyi denemek, öğrenmek istiyordum. Heykelden modelaj dersi alıp büst yaptım, seramikten aldığım dersle seramik yapmanın ne kadar zevkli olduğu gördüm. Resim bölümünden ders alıp gravür, serigrafi gibi çeşitli baskı tekniklerini öğrendim. 

Hal böyle olunca, okuldan mezun olsanız da, istediğiniz işi yapsanız da devamlı başka şeyler yapmak istiyorsunuz. İyi kötü elinizde yatkınsa bir çok hobiniz oluyor. Ama bu hobiler için bir oda şart:)) yoksa evin her köşesi size hobi alanı. Salonun baş köşesinde ahşaplar, boyalar, koltuk üzerinde kesilmiş keçeler, yerlerde ipler... 

Tabii gönül isterdi ki şöyle kocaman bir oda olsa, büyük bir çalışma masası, bir sürü malzemeyle dolu dolaplar falan:) Ama olsun, benim de evin bir odasında küçük de olsa işimi gören bir hobi köşem oldu sonunda.

Bu oda evin joker odası. Yeri gelir yatılı misafir ağırlar, yeri gelir çamaşır-ütü odası olur. Yeri gelir çocuklar için oyun odası olur. Artık hobilerimden dolayı hobi odası da oldu:)) 

Nisan ayında aldım elime boyayı fırçayı, bi güzel boyadım odayı. Bir masa, 2-3 raf oldu da bitti. Şimdi istediğim zaman 'odama' çekilip istersem boya yapıyorum, istersem dikiş dikiyorum:))) Oradayken benden mutlusu yok:)))


Duvar gün geçtikçe doluyor, yaptıklarımı asıyorum. En sevdiğim de arkadaşım Umut'un çizdiği 'Frida' :))



Raflar dolu, toz almak için ideal yani:))




Vee bu oda da yaptığım bazı çalışmalar ve ayrıntılar:))





 










Keşke bütün günümü burada geçirebilsem, aklımdakileri sakin sakin yapabilsem. Çoğu zaman yorgunluktan odanın kapasından bile giremesem de, yinede orada bana ait bir çalışma köşesi olduğunu bilmek güzel:))) 

Başka neler var neler:))

Related Posts with Thumbnails