18 Kasım 2015 Çarşamba

Kahve Tadımı ve Eğitimi

Kraz Cafe | Ankara Buram Buram Kahve Kokacak… dedi ve evet bizzat şahit oldum. 

Kraz Cafe dün mis gibi kahve kokusu ile 'Kahve tadımı ve eğitimi' için bir grup bloggera kapılarını açtı.


Kahve deyip geçmemek gerek. Çoğumuzun içtiği (ki benim de sıkça tükettiğim) granül kahveler kahve değilmiş meğer:))) 3. dalga terimiyle hayatımıza giren demleme kahveler, çekirdeklerin üretildiği çiftlikten, toplanmasına, işlenmesine, kavrulmasına ve hatta demlenmesine kadar farklı bir kültürmüş aslında:)



İşte biz de dün bunları öğrendik:)) http://www.petracoffee.com/ sayesinde çeşitli aromalara sahip kahvelerin nasıl üretildiği, kahve çekirdeklerinin nasıl toplandığı, kurutulduğu, kavrulduğu (ki önemli bir husus), ve nasıl demlendiği hakkında bilgi sahibi olduk. Üste üslük 5-6 farklı kahvenin tadımını da yaptık.



Önce öğütülen farklı kahve çekirdeklerini kokladık.




90-96 derece kaynamış su ile 10 dakika demlenmesini bekledik:)







Demlenen kahvelerin üzerinde oluşan 'köpüğü kırarak' (böyle tabir ediliyor) içindeki aromaları keşfettik:))






Öğrendim ki kahve hazırlamak ayrı bir ritüel. Daha fazla bilgi almak ve evde demleme kahve yapmak için buraya http://www.petracoffee.com/ bakabilir, hiç olmadı kahveleri tatmak için buraya http://www.krazcafe.com/ gidebilirsiniz:))   







12 Kasım 2015 Perşembe

Küçük Prens:)

Olmuyor biliyorum çok ara veriyorum, yazacağım diyorum yazamıyorum:(( Bilgisayarın başına oturamıyorum. Ama sebeplerim var; boyuyorum devamlı meleklerimi boyuyorum:))) Tasarım pazarlarına katılıyorum, aldığım siparişleri yetiştirmeye çalışıyorum:))) 

Her etkinlik için yeni bir şeyler yapmaya çalışıyorum, Küçük Prensler de geçen ay katıldığım 'Neva Palas Tasarım Pazarı' için yapılmışlardı. Bir çok fanı olan Küçük Prenslere kendi yorumumu kattım ben de:)))





Yine hem ayakta durabilen hem de duvara asılabilecek şekilde çalıştım:)) Çok da ilgi gördü, tabii ben de mutluluktan dört köşe:)))






Başka, bu arada dokuz gün süren bir eğitime katıldım. Hayallerime, gelecek planlarıma inancım ve heyecanım arttı. Umarım bu heyecan ve isteğim artarak devam eder ve günün birin de buradan gerçekleştiği haberini de veririm:))

Şimdilik ben den bu kadar:)) Öptüm hepiciğinizi:)))

11 Kasım 2015 Çarşamba

Şarj edilebilir diş fırçalarına dair doğru bilinen yanlışlar

Manuel diş fırçası şarj edilebilir diş fırçası kadar iyi temizler!

Yanlış.  İlk kullanımdan itibaren şarj edilebilir diş fırçaları manuel fırçalara oranla  2 kat daha fazla plak temizler. Bu özellik dişlerinizin yalnızca dış görünümü için değil, sağlığı için de oldukça önemli. Plak, dişin dış kısmını kaplayan bakteri tabakasıdır. Bakteriler yediğimiz yiyeceklerdeki şekerle beslendikleri için, zamanla asit oluştururlar. Bu nedenle bakterilerin diş yüzeyine yerleşmesi, diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sebeplerinden biridir.

Oral-B’nin elektronik fırçalarının tamamında fırça başlıkları yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Bu yenilikçi tasarım sayesinde her dönüşte farklı bir açıyla dişin tüm yüzeyinin temizlenmesine olanak sağlar. Küçük boyutuyla her bir dişin yüzeyine ve diş aralarına rahatlıkla ulaşabilir.

Şarj edilebilir fırçalar yalnızca ağız ve diş sağlığı konusunda problem yaşayan kişilere tavsiye edilmektedir!

Yanlış. Oral-B’nin yaptığı bir anket çalışmasında, katılımcıların %39’unun ancak dişleriyle ilgili herhangi bir problem yaşadıktan sonra şarj edilebilir diş fırçası kullanmaya başlayacaklarını belirttikleri görüldü.

Ağız sağlığında tedaviden çok koruma yöntemi izlenmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü dışarıdan yapılan herhangi bir müdahale, ne kadar iyi olursa olsun kendi dişinizin sağladığı rahatlığı ve fonksiyonelliği sağlamaz. Dişleri korumanın en önemli yolu, ağız ve diş problemlerinin bir numaralı sorumlusu olan plak tabakasını ortadan kaldırmaktır. Şarj edilebilir diş fırçaları, plak temizliği konusunda manuel diş fırçalarından %100’e kadar daha fazla etkilidir. Plak, yapışkan bir madde olduğu için diş fırçanızdan da ayrılması zordur. Bu nedenle diş hekimleri ortalama 3 ayda bir diş fırçanızı yenilemeniz gerektiğini söylüyor.

Şarj edilebilir diş fırçası da kullanıyor olsanız, 3 ayda bir fırça başlığı  değişimini gerçekleştirmek durumundasınız. Oral-B, elektronik diş fırçanızı kolayca yenilemeniz için değiştirilebilir başlıklarla size sunuyor.

Nasıl bir diş fırçası kullanıyor olursanız olun, diş fırçalama süreniz aynı olduğu için aynı etkiyi yakalayabilirsiniz!

Yanlış.  Diş hekimleri, dişlerinizi günde en az iki kez, 2 dakika fırçalamanızı öneriyor. Ancak yapılan araştırmalar ve klinik deneyler, dişlerinizi 2 dakika şarj edilebilir diş fırçalarıyla fırçalamanızın çok daha etkili sonuçlar almanızı sağladığını gösteriyor. 

Şarj edilebilir diş fırçaları diş yüzeyine zarar verir!

Yanlış.  Yukarıda bahettiğimiz anketin bir başka ilginç sonucu da, anket katılımcılarının %5’inin şarj edilebilir diş fırçasının diş yüzeyine zarar verdiğini düşünmesi. Oral-B’nin şarj edilebilir diş fırçaları, basınç göstergesi sayesinde diş fırçasını dişinize çok fazla bastırdığınızda çalışmasını durduruyor.

Tüm şarj edilebilir fırçalar aynı özelliktedir!

Yanlış.  Herkesin diş yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle Oral-B kullanıcılarına birbirinden çok farklı özelliklere sahip farklı şar edilebilir diş fırçaları sunuyor. Hassas dişetleri için, farklı büyüklükteki diş aralıkları için ya da sararmış dişleri beyazlatmak için birbirinden farklı bir çok diş fırçası modeli bulunuyor.

Detaylı bilgi almak için videoyu izleyebilirsiniz. Ürün alternatiflerini görmek için tıklayınız. 

KAYNAK: www.uplifers.com

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Ekim 2015 Pazartesi

Son zamanlara dair

Sanırım hiç bu kadar ihmal etmemiştim bloğumu:((( Çok yalnız bıraktım, aslında yazacak, paylaşacak ne de çok şey vardı. Mesela hayatımda yaptığım en uzun tatili yazacaktım, yıllar sonra iki ay kadar Ankara'dan uzak kaldım. Daha da bıraksalar kalırdım yazlıkta, ne güzel günlerdi:) sıcak mıcak olmasına rağmen seviyorum yazı. Sonra geçtiğimiz kurban bayramında Gümüş'e gittik, iki çift laf ve bol elmalı bir post çıkardı o günlere ait:) Ama olmadı:( ben bir türlü adapte olamadım zamanın hızına.

Yaptığın yeni bir şeyler var mı diye sorarsanız, meleklere son hız devam:))) Haa bir de tığ örmeye başladım. Bak onun için ayrı bir post yazarım artık, kaçmaz:))))

Bu arada ülkemde çok acı günler yaşanıyor. Yazılacak çok şey, söylenecek çok söz var ama bazen insan duygularını, düşüncelerini ifade edecek kelimeleri bulamıyor ne yazık ki:(((( Geçen hafta 10.10.2015 tarihinde Ankara garında 'Barış' için bir araya gelinmesinde yaşananlar gibi:(((( Hiç bir idolojiye, hiç bir siyasi görüşe, insanlığa sığmayan şeyler yaşandı. Artık hiç bir yerde can güvenliği yok. Biz o gün üç arkadaş 10:15 treni ile çocuklarımızla beraber Eskişehir'e gitmek için tren garında olacaktık. Tamda patlamanın olduğu saatlerde. Bir gün önce arkadaşımızın hasta olması nedeniyle iptal etmiştik. Biz o gün o saatte orada olabilirdik, hayatlar bu kadar pamuk ipliğine bağlı olmamalı. Yaşanan acılar çok büyük, bir çok kişi orada hayatını kaybetti, yaralananlar, yaşanan travmalar tarifi yok, telafisi yok. Allahtan rahmet dilemeyi, sabır dilemeyi kanıksadık. Umarım bir daha böyle acı günler yaşanmaz demekten başka bir şey gelmiyor...


Postumuzun konusuna gelirsek, daha önceden organize edildiği ve Ankara dışından da katılımcılar olduğu için iptal edilemeyen Neva Palas Pazarı'na. Yeni ürünlerimle ben de oradaydım. Yeni olarak küçük asılabilen melekler yapmıştım bir de Küçük Prensler vardı.




Her şeye rağmen üretmeye ve paylaşmaya devam...










Bundan sonra bu kadar ara vermeyeceğim, okunuyordur okunmuyordur bilmem ama, burası benim güncem, hatıra defterim, arşivim:)) Daha sık yazmaya, paylaşmaya çaba göstereceğim.

Şimdilik hoşça kalın, güzel günler, umutlu ve mutlu günler hep bizimle olsun:))) 

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Pink&More

Tatile sayılı günler kaldı:))) bu sene yıllar sonra uzunnn bir tatil yapmayı planlıyorum:)) en azından iki haftayla sınırlı kalıp daha ilk günden gün saymak yok:))) YAŞASINNNN:))))) Bekle bizi deniz, güneş, sıcak kumlar, az kaldı geliyoruz.

Ama gitmeden Pink&More'dan gelen takımımı paylaşmak istedim:)) Ben o kadar beğendim ki hemen bir pavlova yapıp fotoğraf çektim:)) 
  







Vintage ve romantik desenler sevenlerin hoşuna gidecek ürünler var Pinkandmore da:))) Ben sitelerini gezerken bir kaç parçayı gözüme kestirdim. Aslında hepsinde aklım kaldı:)) hepsi benim olsa kullanmaktan bıkmam yani o derece:))

Siz de evinizde baharı yaşamak isterseniz bir bakın derim, birbirinden şık takımlardan belki sizinde olsun istersiniz:))) http://pinkmore.com/  



1 Temmuz 2015 Çarşamba

Fuarlardan Fuarlara:)))

Geçtiğimiz pazar günü Hamamönü Sanat Sokağında Atölye Kırmızı Kedi'nin düzenlediği bir fuardaydım yine:)))


Yine meleklerim vardı, yeni desenleriyle standımda yer aldılar. Bir de yeni yaptığım mini melekler vardı bu sefer:))








Fuarların en sevdiğim yanı yeni insanlar tanımak:) Çekingen, hemen kaynaşamayan ben, böyle zamanlarda bir sohbet, bir muhabbet:))) Bu fuarda da yine çok tatlı insanlar tanıdım. Mesela fuara ev sahipliği yapan sevgili Pelin (https://instagram.com/krmzkedi/), sonra el yapımı kırtasiye malzemeleriyle Demet ve eşi Abdullah (https://instagram.com/evdeyaptimoldu/) ve düğmelerle yaptığı güzel panolarla Pelin (https://instagram.com/leonartdesign/) 




Günümü güzelleştiren biri daha vardı ki severek hem blogtan, hem de instagramdan (https://instagram.com/bayantilda/ ve https://instagram.com/kucukdunyam/takip ettiğim Seda, nam-ı diğer Bayan Tilda:))) Bir gün önce o da fuara katılmış, yaptığı güzel tildaları kaçırdım:((( Ama kendisi zaten bebek gibiydi. Çok seviyorum böyle tatlı ve pozitif insanları. İyi ki geldin Sedacım, iki lafın belini kırdık, ne güzel oldu:)))




Ve son olarak Oki'nin objektifinden ben ve meleklerim:))) ( o nasıl pozsa anlamadım, kasılsaymışım:))))


4 Haziran 2015 Perşembe

Yenilenen balkon masası

Aslında bu sene balkonda kullandığımız takımın yenisini almayı düşünüyordum. Bir kaç senedir teak yağı ile yağlamadığım ve kışın da kaldırmadığım için epey kötü gözüküyordu. Bir de masanın üzerinde yanık izi falan vardı, hep üzerine örtü sererek kullanmak zorunda kalıyordum (dipnot; yazın balkon çok güneş aldığından kullandığım bütün örtüler, geceden kaldırmayı unuttuğum için soldular:(()

Sonra dedim ki "ne gerek var şimdi masraf etmeye, bi temizleyeyim, yağlayayım bakalım nasıl olacak". Önce sandalyeleri yağladım, baktım fena olmadı, gayet iyi duruyor. Masaya gelince sıra "hadi" dedim, "sen bunu boyarsın, zaten gözden çıkarmıştın, olmazsa yine örtü örter bir süre daha kullanırsın"


Önceki hali bu şekildeydi.


Akrilik boyalarla boyadıktan sonra ise böyle oldu:)





Ama yine dayanamadım ve eskittim:))


Boyadığım kısımlar dahil, teak yağı ile yağladım. Bu haliyle bizi daha uzun süre idare eder sanırım:))


Haziran ayında olmamıza rağmen havalar yağışlı ve soğuk. Ama bu kahve yapıp, yeni masamda oturup, balkon keyfi yapmama engel olmadı.



Kıssadan hisse; ne yapıyormuşuz, eski diye atmayıp, elden geçirip, yep yeni bir hâle getirip, daha uzun yıllar kullanıyormuşuz:)))


Başka neler var neler:))

Related Posts with Thumbnails