30 Ekim 2013 Çarşamba

Yeni baharat rafım:)

Uzun süre ara verdiğim boya işlerine yavaştan başladım:)) Aslında büyükçe bir raf ünitesi boyadım, ama elimde epey süründü. Onu bitirmeden de küçükte olsa bir şey elime alamadım. Hiç bana göre değil aslında, başladığım işi hemen bitirmek isterim. Ama bu raflar beni biraz kastı. Yakın zamanda onu da paylaşacağım:))


Bu aralar mutfakta ufak tefek değişikliklere verdim kendimi. Meselâ bu IKEA'nın klasiklerinden BEKVAM baharat rafını boyadım. Üzerinde de Green Gate peçetesi kullandım.



Biraz kenarlarda puantiye falan derken ne IKEAda ne de Green Gate olmayan bi baharat rafım oldu:))))




29 Ekim 2013 Salı

CUMHURİYETİMİZİN 90. YILI KUTLU OLSUN

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE



Cumhuriyet Bayramımız
 kutlu olsun, daim olsun.

21 Ekim 2013 Pazartesi

Gümüş'de bir bayram

Dört gözle bayramı ve dokuz günlük tatili bekledik. Ne çabuk geçti:((( 

Çok fena tatil sonrası sendromu yaşıyorum sanırım. Kafamı toparlamakta zorlanıyorum. Fotoğrafları düzenledim ama yazmaya nereden başlayacağımı bilemiyorum. Konuya pat diye giriyorum o zaman, başka yolu yok:)

Biz tatilin 3-4 gününü geçirmek üzere Gümüş'e, Bekir Baba'nın (kayınpederimin) memleketine gittik. Orada aileden kalan bir evleri var. 10 kardeş olan Bekir Babalar babadan kalan eski ahşap evin yerine yeni bir ev yaptırmışlardı. Senelerdir derler "bi beraber gidelim, bi görün bizim oraları" diye. Bir türlü denk getirememiştik. Bu bayram Bekir Baba, Nurdan Anne, Esra (görümce), Zeynep (yeğen) ve Fatoş Hala hep beraber gittik. 

Bahçeyi anlata anlata bitiremezlerdi. Gerçekten öyleymiş. Şimdiye kadar kirazını, eriğini, elmasını vs. çok yedik ama bir yandan dalından toplayıp, bir yandan yemenin zevki bi başkaymış.

Daha hâla erikler vardı mesela ağaçta...


Ayvalar, elmalar...

Tek tük de olsa ceviz bile topladık ağaçtan.

Toplanan cevizler Koca Hala (Oki öyle diyordu:)) tarafından kırdı. 

Dayanamadı kalktı pişi yaptı sonra bize. Afiyetle sildik süpürdük hemen:))


Yediklerimizi hazmedebilmek için yürüyüşe çıktık. 

Burası eskiden Gümüş Nahiyesi diye geçiyormuş. Yani bucak, ilçe-köy arası bir yerleşim birimi. Daha sonraları nüfusu azalınca, Amasya ilinin bir ilçesi olan Hacıköy ile birleşerek Gümüşhacıköy olan ilçeye bağlı bir yer olmuş. 


Günlerimiz neredeyse hep bahçede geçti. Küçücük bir ağaç bile olsa üstü meyve doluydu. Hani diyorlar ya organik tarım diye, işte bu bahçedeki her meyve ağacı organik, yani %100 doğal. 2 senedir meyvelere zarar veriyor diye hiç ilaçlama yapılmıyormuş. Doğal olarak yetişen neyse o.


Elma ağaçlarının dalları yerlere kadar eğilmiş, kimisi yükünü taşıyamamış kırılmış bile. O kadar çok elma vardı ki yerler bile elma doluydu.


Toplaya toplaya, dağıta dağıta bitiremedik bahçedeki elmaları:)


Oki'de ağaçların tepesinden inmedi. Erik, ayva, elma ne varsa topladı:))



O mutlu, biz mutlu:))

Hep beraber, hep mutlu:))

Tabii sadece bahçede geçirmedik tatilimizi. Yakında görülebilecek yerlere de gittik. Mesela Dedekorkut parkı


ve Maden Camii. Eskiden kiliseymiş burası, sonradan minare eklenerek camiiye dönüştürülmüş. Asıl içi çok güzelmiş, ama gittiğimizde ne yazık ki kapalıydı. Biz de bahçesinde dolaştık biraz:)




Bekir Babalar ahşap evin bakımı zor ve çok eski olduğu için yerine tek kat bir ev yaptırmışlar. Eski evden kalan dolap kapıları, kapılar, birkaç eşya ve tabii ki hatıralar.




Perşembe günü Haziran'da kiraz mevsiminde görüşmek üzere ayrıldık Gümüş'ten. Şimdi Haziran'ı iple çekiyoruz:)) 



7 Ekim 2013 Pazartesi

Krapon kağıtlarından çiçekler yaptık

Geçen hafta benim için çok üzücü bir hafta oldu. Çok sevdiğim bir arkadaşım pazar akşamı öksürdüğünde ağzından kan gelince acile gitmiş. Ertesi gün hemen hastaneye yatırıldı. Bronkoskopi sonucu akciğerinde et beni gibi, kanalı tıkayan bir şey görülmüş. Kanamayı yapan oymuş.Ve çarşamba günü ameliyat oldu. 

Haftasonu hastaneye ziyaretine gittik. Şükür ki iyi. Tabii ağrısı oluyormuş, ama geçecek ve her şey iyi olacak inanıyorum.

Hastane odalarına çiçek alınmadığından ve geçirdiği bu sıkıntılı günlere biraz da olsa renk katmak için ona krapon kağıtlarından çiçekler yaptık. 



Gerekli mazemeler; renkli krapon kağıtları, makas ve tel.


İstenilen ölçüde kesilen kare krapon kağıtları 4 kat üst üste konuyor.

Üst üste konan kağıtlar akordeon şeklinde katlanıyor.

Ben, karelerin boyutlarını farklı tuttum. İçten dışa doğru yaprakları kat kat dursun istedim. Bu arada iki kenarı şekilli bir biçimde kesiliyor. Verdiğim linkte değişik kesim biçimleri verilmiş. İstenirse kenarları şekilli makaslarla da kesilebilir.


Akordeon şeklinde katlanan kağıtlar ortadan bir tel yardımıyla tutturulur. Bu tel aynı zamanda çiçeğin sapı olacak.


Daha sonra akordeon şeklindeki kağıt katmanları yelpaze şeklinde açılır ve dikkatlice (çünkü ince bir kağıt olduğundan yırtılma olasılığı yüksek) yaprak şeklinde açılır.

Biz bu çiçekleri Okiyle beraber hazırladık. Çiçekleri yapmak onun da çok hoşuna gitti. Yani çocuklarla beraber yapılabilecek güzel de bir etkinlik:))


Çiçeğin yapraklarını açarken ki şu dikkate bakar mısınız?


Ve bir çiçeğimiz hazır bile:)))


Hepsi bir arada böyle rengarenk ve cıvıl cıvıl duruyor:)


Biz hasta ziyareti için yaptık bu çiçekleri. Doğum günü partileri veya küçük sürprizler için de hazırlanabilir. Ne dersiniz?


Başka neler var neler:))

Related Posts with Thumbnails